Oto Havadis

Tofaş’tan HIerapolIs’e 20 yılı aşan destek

Tofaş, Hierapolis Antik Kenti’ndeki arkeolojik kazı, restorasyon ve koruma çalışmalarına 2005 yılından bu yana destek veriyor. 20 yılı aşan iş birliği kapsamında Ploutonion, Hades Heykeli ve Antik Tiyatro gibi önemli eserlerin gün yüzüne çıkarılmasına katkı sağlandı.

Tofaş CEO’su Cengiz Eroldu, şirketin kültürel miras çalışmalarını kısa vadeli katkılar yerine sürdürülebilir ve kalıcı değer yaratma anlayışıyla yürüttüğünü belirtti. Hierapolis’te devam eden kazı ve restorasyon çalışmalarında uluslararası bilimsel ekipler görev alırken, yeni dönemde Apollon Kutsal Alanı ve Severuslar Nymphaeumu öne çıkıyor.

TOFAŞ’IN HİERAPOLİS DESTEĞİ 20 YILI AŞTI

Hierapolis Antik Kenti’nde sistematik arkeolojik kazılar 69 yıl önce başlarken, Tofaş’ın kazı ve restorasyon çalışmalarına desteği 2005 yılında başladı. İlk dönemde Frontinus Kapısı’ndaki çalışmalara katkı sağlayan şirket, ilerleyen yıllarda Antik Tiyatro, Nekropol ve San Filippo Matriumu gibi önemli yapıların gün yüzüne çıkarılmasına destek verdi.

Tofaş’ın katkıları zaman içinde Ploutonion Kutsal Alanı’nın, diğer adıyla “Cehennem Kapısı”nın kazı ve restorasyonu ile Hades Heykeli’nin korunmasına yönelik çalışmaları da kapsayacak şekilde genişledi. Böylece şirket ile Hierapolis arasındaki iş birliği, 20 yılı aşan uzun soluklu bir kültürel miras projesine dönüştü.

Tofaş CEO’su Cengiz Eroldu, toplumsal yatırımlarda kalıcı değer yaratmayı hedeflediklerini belirterek, kültürel mirasa verilen desteği geleceğe yapılan bir yatırım olarak değerlendirdiklerini ifade etti. Eroldu ayrıca Kültür ve Turizm Bakanlığı, Denizli Valiliği, kazı başkanları ve kazı ekibinin çalışmalarına dikkat çekti.

“CEHENNEM KAPISI” HİERAPOLİS’İN TARİHİNİ 300 YIL GERİYE TAŞIDI

Hierapolis kazılarının en dikkat çekici keşiflerinden biri, antik kaynaklarda “Cehennem Kapısı” olarak anılan Ploutonion Kutsal Alanı oldu. 2013 yılında gerçekleştirilen kazılarla yeniden ortaya çıkarılmaya başlanan alanda Arkaik Dönem’e ait izlere ulaşıldı.

Kazılarda bulunan Arkaik Dönem parçaları ile Friglere ait Kibele kabartması, Hierapolis’in bilinen tarihinin yaklaşık 300 yıl geriye taşınmasını sağladı. Kentin MÖ 3. yüzyılda kurulduğu kabul edilirken, bulgular bölgedeki mağaranın MÖ 6. yüzyılda kutsal alan olarak kullanıldığını ortaya koydu. Yaklaşık 35 derece sıcaklığındaki termal suyun çıktığı doğal boşluğun bulunduğu Ploutonion, antik dönemde yeraltı dünyasının tanrısı Hades ile ilişkilendiriliyordu. Kazılarda ortaya çıkarılan ve tahtında oturan Hades’i tasvir eden mermer heykel ise bugün Denizli Arkeoloji Müzesi’nde korunuyor.

HİERAPOLİS’TE YENİ KAZI VE RESTORASYONLAR

Hierapolis’te çalışmalar yeni kazı, koruma ve ziyaretçi deneyimini geliştirmeye yönelik projelerle devam ediyor. İtalyan Arkeoloji Heyeti ile Denizli Müzesi iş birliğinde yürütülen çalışmalarda Salento, Messina, Pisa üniversiteleri, Torino Politeknik Üniversitesi, Pamukkale Üniversitesi ile Ankara ve İzmir’deki üniversitelerden araştırmacılar görev alıyor.

2022 yılından bu yana çalışmaların önemli odaklarından birini Apollon Kutsal Alanı ve anıtsal Severuslar Nymphaeumu oluşturuyor. Nymphaeum’un korunması ve restorasyonunun yanı sıra alanın ziyaretçilere açılması, ziyaretçi güzergâhlarının geliştirilmesi ve yapının daha kapsamlı biçimde anlatılması için de çalışmalar yürütülüyor. Son araştırmalarda Nymphaeum’un, kutsal alan boyunca uzanan büyük bir deprem fayının doğrudan üzerine inşa edildiği belirlendi.

2026’DA YENİ MERMER YAPILAR ORTAYA ÇIKARILDI

2026 yılı kazı sezonunda çalışmalar, ziyaretçi güzergâhlarının oluşturulmasının planlandığı Nymphaeum’un önündeki alana genişletildi. Kazılarda kalın traverten tabakasının altında yeni mermer yapılar ortaya çıkarıldı. Nymphaeum’daki koruma çalışmaları da kazılarla eş zamanlı olarak sürdürülüyor. 2025 yılında yapının kuzey köşesinde özgün mimari elemanların yeniden bir araya getirilmesine yönelik anastylosis uygulaması gerçekleştirilirken, 2026 yılında üç sütunun daha özgün parçalarıyla yeniden ayağa kaldırılması planlanıyor.

Projede, cephede yeniden kullanılması mümkün olmayan özgün mimari elemanların Nymphaeum’un önünde özel olarak tasarlanan çelik taşıyıcılar üzerinde sergilenmesi hedefleniyor. Bilgilendirme panoları ve multimedya içeriklerinin ziyaretçi güzergâhlarına entegre edilmesiyle Nymphaeum Açık Hava Müzesi oluşturulması planlanıyor. Hierapolis Müzesi’nde korunan figürlü mimari frizlerin de bu alanda sergilenmesi öngörülüyor. Proje kapsamında ziyaretçilere yalnızca arkeolojik kalıntıların değil, antik yapılar ile Hierapolis’in jeotermal ve sismik özellikleri arasındaki ilişkinin de aktarılması amaçlanıyor.

 

Exit mobile version