Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) Başkanı Cengiz Eroldu, Türkiye’nin yeni montaj fabrikalarından ziyade Ar-Ge ve teknoloji getiren yatırımlara ihtiyaç duyduğunu söyledi. Otomotiv sanayisinin ilk dokuz ayda üretim ve ihracatta gerileme yaşadığını belirten Eroldu, devreye girecek yatırımlarla yılın son çeyreğinde daha olumlu sonuçlar beklediklerini ifade etti.
OSD Başkanı Cengiz Eroldu, otomotiv sanayisinin üretim ve ihracat performansını, yerli araçların pazar payındaki artışı ve Çin’in küresel otomotiv pazarındaki etkisini değerlendirdi. Türkiye’nin Avrupa’nın otomotiv değer zincirinin bir parçası olması gerektiğini vurgulayan Eroldu, yabancı yatırımların ülkeye teknoloji ve katma değer kazandırmasının önemine dikkat çekti.
OTOMOTİVDE YATIRIMLARIN ETKİSİ YILIN SON ÇEYREĞİNDE GÖRÜLECEK
OSD Başkanı Cengiz Eroldu, 2026’nın ilk dokuz aylık sonuçlarında üretim ve ihracat tarafında gerileme yaşandığını, ancak tablonun yalnızca mevcut rakamlar üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti. Toplam otomotiv üretiminin 971 bin adetle geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 6 azaldığını, kapasite kullanım oranında da 5 puanlık düşüş yaşandığını aktaran Eroldu, özellikle otomobil üreticilerinin yeni yatırımlarının üretim süreçlerini etkilediğini söyledi.
Yılın ikinci çeyreğinde belirginleşen düşüşte yatırım kaynaklı faaliyet kayıplarının etkili olduğunu ifade eden Eroldu, ağustos ve eylül aylarında üretim ve ihracatın geçen yılın aynı aylarına göre daha iyi seviyelere ulaştığını kaydetti. Yeni yatırımların devreye girmesiyle otomotiv sanayisinin önümüzdeki aylarda daha iyi sonuçlar elde etmesini beklediklerini belirten Eroldu, 2025 rakamlarının bir miktar altında kalınabileceğini ancak yılın ilk dokuz ayındaki kadar zayıf bir görünüm beklemediklerini dile getirdi. Eroldu, ticari araç grubunda üretim ve ihracatın arttığını, otomobil tarafının ise iyileştirilmesi gereken temel alan olduğunu vurguladı. Traktör pazarındaki ciddi daralmanın da üretimi olumsuz etkilediğini belirten Eroldu, devam eden yatırımların gelecek dönemde sanayiye katkı sağlayacağını ifade etti.
YERLİ ARAÇLARIN PAZAR PAYI YÜZDE 34’E YÜKSELDİ
Türkiye otomotiv pazarında daralma yaşanmasına rağmen yerli üretimden satışların payı artış gösterdi. Eroldu’nun paylaştığı verilere göre, geçen yıl yüzde 29 seviyesinde bulunan yerli üretimden satışların toplam pazardaki payı yüzde 34’e yükseldi. Alt segmentler incelendiğinde yerli üretimin otomobil pazarındaki payı yüzde 29’dan yüzde 35’e, hafif ticari araç pazarındaki payı yüzde 21’den yüzde 24’e çıktı. Kamyon grubunda ise yerli üretimin payı yüzde 59’dan yüzde 64’e yükseldi. Türkiye’de kullanılan otobüslerin neredeyse tamamının yerli üreticiler tarafından karşılandığını belirten Eroldu, tüm alt segmentlerdeki artışı olumlu değerlendirdi.
Otomotiv sanayisinin ihracat performansına da değinen Eroldu, ilk dokuz ayda 685 bin adetlik ihracat gerçekleştirildiğini, adet bazındaki gerilemeye karşın ihracat gelirlerinin arttığını söyledi. Türkiye İhracatçılar Meclisi verilerine göre 31,1 milyar dolara ulaşan otomotiv ihracatının, Türkiye’nin toplam ihracatının yüzde 17’sini oluşturduğunu belirten Eroldu, sektörün lider ihracatçı konumunu koruduğunu vurguladı.
ÇİN’İN İHRACATI ARTIYOR, AVRUPA’DA REKABET BASKISI BÜYÜYOR
Çin’in otomotiv sektöründeki üretim kapasitesi ve ihracat politikalarını değerlendiren Eroldu, ülkede kurulu üretim kapasitesinin 45 milyon adedin üzerinde olduğunu söyledi. Çin’in iç pazarında daralma yaşanırken ihracatını artırdığını belirten Eroldu, 2026’nın ilk sekiz ayında Çin’in toplam otomotiv ihracatının 7,1 milyon adede ulaştığını ve yıllık bazda yüzde 67 arttığını aktardı.
Çinli araçların Avrupa pazarındaki payının geçen yılın ilk sekiz ayında yüzde 6 seviyesindeyken bu yıl yüzde 10’a yükseldiğini belirten Eroldu, Türkiye’de ise aynı dönemde yüzde 8,7 olan payın yüzde 5,8’e gerilediğini ifade etti. Eroldu, Çin’in agresif ihracat politikalarının Avrupa ve Türkiye açısından rekabet koşullarını yeniden şekillendirdiğine dikkat çekti. Avrupa Birliği’nin Çin karşısında kendi sanayisini korumaya yönelik adımlarını değerlendiren Eroldu, Türkiye’nin de Avrupa otomotiv değer zincirinin bir parçası olarak bu dönüşümde yer alması gerektiğini söyledi. OSD, Otomotiv İhracatçıları Birliği (OİB) ve Taşıt Araçları Tedarik Sanayicileri Derneği (TAYSAD) tarafından yayımlanan ortak pozisyon belgesinin de bu yaklaşımı desteklediğini belirtti.
“TÜRKİYE’NİN TEKNOLOJİ GETİREN YATIRIMLARA İHTİYACI VAR”
Eroldu, Türkiye’ye gelecek yabancı yatırımların yalnızca üretim ve montaj faaliyetleriyle sınırlı kalmaması gerektiğini vurguladı. Türkiye’nin Ar-Ge yapan, teknoloji geliştiren ve mevcut sanayinin rekabet gücünü artıran yatırımlara ihtiyaç duyduğunu belirten Eroldu, Çin yatırımlarına karşı olmadıklarını ancak bu yatırımların ülkeye katma değer sağlamasının önem taşıdığını ifade etti. Avrupa Birliği’nin gündemindeki “Made in Europe” yaklaşımının Türkiye açısından da önemli sonuçlar doğurabileceğine işaret eden Eroldu, Türkiye ile Avrupa’nın ortak otomotiv değer zincirinin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Türkiye’nin uzun yıllardır Avrupa Birliği ile benzer teknik standartları ve mevzuatı uyguladığını belirten Eroldu, Avrupa’nın rekabetçiliğinin Türkiye’nin katkısı olmadan güçlendirilmesinin zor olacağını dile getirdi.
Eroldu ayrıca Hyundai’nin tamamen elektrikli IONIQ 3 modelinin Türkiye’de seri üretime başladığını, OYAK Renault’nun Dacia Striker üretimine hazırlandığını ve Tofaş’ta K9 modelinin deneme üretimlerinin başladığını hatırlattı. Mercedes-Benz ile Otokar arasındaki otobüs üretimi anlaşmasını da önemli yatırımlar arasında gösteren Eroldu, bu projelerin Türkiye otomotiv sanayisinin üretim ve ihracat kapasitesine katkı sağlayacağını belirtti.
