Yüce Auto–Skoda Genel Müdürü Zafer Başar, “Yüce Auto-Škoda’yı Çekyalılar nasıl görüyor?” sorumuza, elde edilen yüksek satış adetleri ve pazar başarısı sayesinde Türkiye ekibinin globalde bir “kahraman” gibi karşılandığını belirterek cevap verdi.
Küresel sıralamada Türkiye rüzgârı
Yüce Auto, Škoda’nın dünya genelindeki distribütörleri arasında basamakları hızla tırmanarak dev pazarları geride bıraktı. 2016 yılında 17. sırada yer alan Türkiye, bugün global ölçekte 6. büyük pazar konumuna yükseldi. Zafer Başar, bu başarının Çekya merkezli Škoda yönetimi tarafından büyük bir takdirle karşılandığını ve Türkiye’nin artık bir “benchmark” (referans noktası) olarak kabul edildiğini ifade etti.

130 yıllık tarihte bir ilk: Dört ödül birden
Škoda’nın 130 yıllık köklü tarihinde, aynı yıl içinde dört farklı kategoride ödül alan tek distribütör Yüce Auto oldu. İnovasyon, satış sonrası hizmetler, uluslararası satış performansı ve müşteri deneyimi alanlarında kazanılan bu başarılar, Türkiye’nin globaldeki ağırlığını pekiştirdi. Başar, bu performansın ardından Çekyalı yetkililerin Türkiye’ye olan bakış açısının tam bir memnuniyet ve hayranlık odağına dönüştüğünü vurguladı.
Dünyanın en büyük dördüncü pazarı olma hedefi
Şu an önünde Almanya, İngiltere, Polonya, Çekya ve Fransa gibi dev otomotiv pazarları bulunan Yüce Auto, gözünü daha yukarıya dikti. 2027 yılında gelecek yeni modeller ve artacak üretim kapasitesiyle birlikte hedefin dünya dördüncülüğü olduğunu belirten Zafer Başar, Çekya ile olan bu güçlü bağın ve karşılıklı güvenin stratejik yatırımlarla perçinlendiğini ifade etti.
Sedan segmentinde Türkiye’nin stratejik rolü
SUV modellerine olan ilginin artmasına rağmen sedan segmentinin Škoda için stratejik önemini koruduğunu belirten Zafer Başar, özellikle Superb modeline olan yüksek bağlılığa dikkat çekti. Dünya genelindeki Superb sedan üretiminin yaklaşık %50’sinin Türkiye pazarı için ayrıldığını ifade eden Başar, Octavia ve Superb gibi modellerin konvansiyonel motor seçenekleriyle 2035 yılına kadar ürün gamında kalmaya devam edeceğini müjdeledi. Marka, 2027 yılında gelecek Epiq ve Peaq gibi yeni elektrikli modellerle ürün gamını her segmentte güçlendirmeyi sürdürecek.

Elektrikli mobilite ve altyapı yatırımları
Elektrikli araç pazarında “menzil ve şarj” kaygılarını ortadan kaldırmayı hedefleyen Yüce Auto-Škoda, marka ayrımı gözetmeksizin tüm kullanıcılara hizmet veren mobil şarj araçlarını devreye aldı. Türkiye genelindeki 52 yetkili satıcının tamamı 360 kW kapasiteli DC hızlı şarj üniteleriyle donatılırken, geçen yıl bu istasyonları kullananların %87’sinin farklı marka araç sahipleri olması dikkat çekti. 2026 yılında Enyaq Coupe RS modelinin gelişiyle elektrikli araç satışlarının toplam hacim içindeki payının %10’a çıkarılması hedefleniyor.
Müşteri memnuniyeti ve deneyim odaklı strateji
Zafer Başar, Škoda’nın Türkiye’deki başarısının temelinde yalnızca satış adetlerinin değil, sunulan hizmet kalitesinin yattığını belirtti. Bütçenin büyük bir kısmının müşteri deneyimine ve satış sonrası hizmetlere ayrıldığını ifade eden Başar, Türkiye pazarında fiyatı aşağı çekerek hacim artırmak yerine, değer ve kalite algısını güçlendirmeyi tercih ettiklerini söyledi. Bu stratejinin bir yansıması olarak, Škoda satışlarında giriş paketi tercih edilme oranının %18 gibi düşük bir seviyede kaldığı, müşterilerin daha çok üst donanımları tercih ettiği vurgulandı.
Deneyim akademisi ile global standartlar
Türkiye’de kurulan Škoda Deneyim Akademisi, sadece yerel bir eğitim merkezi değil, uluslararası düzeyde fikirlerin tartışıldığı bir arena haline geldi. Geçtiğimiz yıl iki büyük uluslararası etkinliğin Türkiye’de gerçekleştirilmesi, Çekya’nın Türkiye pazarına verdiği önemi ve duyduğu sevgiyi kanıtlar nitelikte. Zafer Başar’a göre bu karşılıklı sevginin temelinde, Türkiye’nin her koşulda sergilediği istikrarlı büyüme performansı yatıyor.
Kadın müşteriler ve toplumsal değer projeleri
Kadınların Škoda dünyasında ayrıcalıklı bir yere sahip olduğunu belirten Başar, müşteri kitlesinin yaklaşık %35’inin kadınlardan oluştuğunu açıkladı. Kamiq, Fabia ve Scala gibi modellerin kadınlar tarafından yoğun ilgi gördüğünü, servis randevularında öncelik ve adresten araç alım-teslim gibi özel hizmetler sunulduğunu ifade etti. Ayrıca, sürdürülebilir üretim yapan kadın girişimcileri desteklemek amacıyla yürütülen projenin sosyal medyada 20 milyon kişiye ulaştığı ve altı kadın girişimciye network ile prodüksiyon desteği sağlandığı paylaşıldı.
