OSD’den ilk çeyrek raporu: Yerlilik payı yüzde 35’e yükseldi

Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) Başkanı Cengiz Eroldu, 2026 yılının ilk çeyreğinde iç pazarda satılan araçlardaki yerlilik payının, geçen yılın aynı dönemine göre 4 puan artarak yüzde 35’e ulaştığını duyurdu. Üretim ve ihracat adetlerinde yeni yatırımlara bağlı geçici yavaşlamalar görülse de yerli üretimin iç pazardaki hâkimiyetinin arttığını belirten Eroldu, Türk otomotiv sanayisinin Avrupa’nın en büyük üretim merkezlerinden biri olma özelliğini sürdürdüğünü vurguladı.

Otomotiv sanayi Türk ekonomisinin lokomotifi

OSD Başkanı Cengiz Eroldu, geçtiğimiz ay tamamlanan 51. Olağan Genel Kurul’un ardından kamuoyuna önemli mesajlar verdi. Sanayi ve Ticaret Bakanlıklarının üst düzey katılımıyla gerçekleşen kurulun, otomotiv sanayine verilen önemi bir kez daha tescillediğini belirten Eroldu, otomotivin rakamlarıyla Türkiye ekonomisinin en temel direği olduğunu ifade etti. Sanayinin 50 yılı aşkın süredir devam eden yatırımlarının meyvelerini topladıklarını söyleyen Eroldu, bu kazanımları koruyup daha ileri götürmek için çalıştıklarını dile getirdi.

Cengiz Eroldu

Yerlilik payında dört puanlık artış

Otomotiv sanayisi açısından ilk çeyreğin en sevindirici gelişmesi, yerlilik payındaki kayda değer artış oldu. Geçen yılın aynı döneminde yüzde 31 olan yerli satış payı, 2026’nın ilk çeyreğinde yüzde 35 seviyesine çıktı. Eroldu, bu artışın yapılan yatırımların iç piyasadaki somut bir sonucu olduğunu belirterek, otomobilde iç pazar payının yüzde 32’den 36’ya, kamyonda ise 61’den 68’e yükseldiğini ifade etti. Bu tablo, Türk tüketicisinin yerli üretim araçlara olan yöneliminin güçlendiğini kanıtladı.

Ticari araçlarda Avrupa liderliği sürüyor

Türkiye, hafif ticari araç üretiminde Avrupa’daki birincilik koltuğunu bu çeyrekte de korudu. Otobüs üretiminde Avrupa lideri ve dünya dördüncüsü olan Türkiye, ticari araç segmentindeki gücüyle küresel ölçekte dokuzuncu sıraya yerleşti. Hafif ticari araç pazarının Avrupa’da daralmasına rağmen Türkiye’nin ihracatını ve üretimini bu alanda güçlü tutması, sanayinin esnekliğini bir kez daha ortaya koydu.

İhracat değerinde yüzde 3’lük artış

Adetsel bazda yaşanan kısıtlı düşüşe rağmen, ihraç edilen araçların birim değerinin artmasıyla toplam ihracat tutarı geçen yıla oranla yüzde 3 yükseldi. Otomotiv sanayisi, Türkiye’nin toplam ihracatından aldığı yüzde 18’lik pay ile liderlik koltuğunu bırakmadı. Eroldu, önümüzdeki çeyreklerde adetsel verilerin de toparlanmasıyla birlikte ihracat gelirlerinin çok daha yüksek seviyelere çıkacağını öngördüklerini belirtti.

Avrupa ve dünya liginde Türkiye’nin konumu

2025 yılı sonuçlarına göre Türkiye, otomobilde Avrupa’nın altıncı, hafif ticari araçlarda ise birinci ülkesi konumuna yükseldi. Hafif ticari araçlarda kaybedilen liderliğin geri alındığını müjdeleyen Eroldu, otobüs üretiminde Avrupa birinciliğinin ve dünya dördüncülüğünün devam ettiğini belirtti. Türkiye’nin artık “Big 5” olarak adlandırılan devler ligini “Big 6″ya dönüştürdüğünü vurgulayan OSD Başkanı, pazar büyüklüğü açısından neredeyse her segmentte ilk 5 içerisinde yer aldıklarını hatırlattı.

Küresel ticaret savaşları ve korumacılık

Dünya ticaretinde globalleşmeden yerelleşmeye doğru hızlı bir geçiş yaşandığını söyleyen Cengiz Eroldu, özellikle Çin kaynaklı rekabet baskısının ülkeleri korumacılık duvarları örmeye ittiğini belirtti. ABD’nin karbon emisyon teşviklerini kaldırması ve Avrupa Birliği’nin “Made in EU” stratejisiyle yeni STA’lara (Serbest Ticaret Anlaşması) yönelmesinin Türk otomotiv sanayi için hem riskler hem de fırsatlar barındırdığını dile getiren Eroldu, özellikle Hindistan ile yapılan anlaşmaların tedarik sanayimiz üzerindeki olası etkilerine dikkat çekti.

İsrail-ABD-İran gerginliği ve yıl sonu beklentileri

Toplantının sonunda küresel siyasi gerginliklerin ekonomik tahminler üzerindeki etkisine değinen Eroldu, İsrail-İran gerilimi sonrası belirsizliğin arttığını söyledi. Bu şartlar altında 2026 yılı tahminlerini revize ettiklerini açıklayan OSD Başkanı; ihracat tahminini yüzde 4, toplam üretim tahminini ise yüzde 2 oranında aşağı çektiklerini duyurdu. Türkiye pazarında da 2025 yılına göre bir miktar daralma beklendiğini ifade eden Eroldu, buna rağmen nisan ayı başında showroom hareketliliğinin sürdüğünü ve otomobilin hala bir yatırım aracı olarak görüldüğünü sözlerine ekledi.

Diğerleri

Yorumlar